Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/gebelik/dogum-korkusuna-karsi-epidural-anestezi/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Doğum Korkusuna Karşı Epidural Anestezi

PROF.DR. FARUK BUYRU: ‘EPİDURAL ANESTEZİ UYGULAYAN HASTANELERİN ÇOĞALMASI DOĞUM KORKUSUNUN VE DOLAYISI İLE SEZARYENİN ARTIŞININ ÖNÜNE GEÇEBİLİR.’’

Sezaryen oranları, Türkiye’de yüzde 58 ile normal doğumumun önüne geçmiş durumda.
Son yıllarda önceki yıllara oranla sezaryen oranları giderek artan bir grafik çiziyor. Üstelik sadece Türkiye’de değil, dünyanın değişik ülkelerinde de aynı durum söz konusu.

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi ,Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Faruk Buyru, sezaryen oranlarının artmasının bir takım olumsuz sonuçları olduğunu kaydediyor.

Sezaryenin artmasının bir takım sosyolojik, toplumsal ve tıbbı nedenleri de var. Hepsini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Sezaryenin neden arttığını doğru olarak ortaya koyup , gereken şartlar düzeltilirse o zaman sezaryen oranlarını  aşağılara çekmek mümkün olur. Bu çok kısa süre içerisinde gerçekleştirilecek bir durum değil.

Prof. Dr. Faruk Buyru, günümüzde insanların daha az sayıda doğum yaptığını, bunun da sezaryen oranlarını artırdığını belirtiyor.

Ayrıca daha iri bebekler dünyaya geliyor, daha iyi beslendikleri için gebelik esnasında bir takım vitaminler, ilaçlar kullandıkları için. Bütün bunlar sezaryen oranlarında artışa neden olan şeyler.
İnsanlar bir ya da iki kez doğuruyorum, bunu da önceden belirlediğim şartlarda  yerine getirmek istiyorum diyebiliyor.

EPİDURAL ANESTEZİ İLE NORMAL DOĞUM

Prof.Dr. Faruk Buyru, çoğu kadının normal doğumdan korktuğunu kaydediyor.

Doğum ağrılı bir süreç. Anne adayı kendini doğuma hazırlamazsa en ufak ağrıda panik yaşayıp ‘keşke sezaryen olsaydım’ diyebiliyor. Bu da sezaryen oranlarının artmasına neden oluyor. Doğum korkusunun önüne epidural anestezi uygulanan hastanelerin sayısını artırarak geçilebilir. Anne adayının ağrısı olduğunda epidural anestezi uygulanırsa bu korkuyu ortadan kaldırıp, doğumu keyifli bir süreç haline dönüştürmek mümkün. 

Prof.Dr. Buyru, sezaryen artışında doktorlara açılan tazminat davalarının da önemli bir payı olduğunu vurguluyor.

Doktorlara açılan tazminat davalarının ve hukuksal problemlerin önemli bir payı olduğunu düşünüyoruz.  En ufak bir şeyde, doktorun suçu olmasa bile bebekte oluşabilecek en ufak olumsuzlukta aile soluğu mahkemede alabiliyor. Bunun altında hekim hatası olmasa bile yıllarca haksız yere davalarla uğraşmak zorunda kalabiliyorlar doktorlar. Bu da sezaryen oranlarını artıran önemli bir etken. Bebeğin doğum süreci esnasında  kalp atışlarının izlenmesi kalp atışlarındaki en ufak bozulmanın bile bebek kötü durumda olabilir diye değerlendirilip ,hemen sezaryene  koşulmasına neden olabiliyor.

Prof.Dr. Buyru,sezaryen oranlarını aşağıya çekebilmek için Sağlık Bakanlığı’nın meslek örgütleri ile işbirliği yapması ve doğumhanelerde gereken koşulları sağlaması gerektiğini belirtiyor.

Burada yapılması gereken normal doğum için gerek hekime gerekse, aileye teşvik sağlayıp gereken koşulları sağlayıp normal doğum oranlarını artırmaya çalışmak. Hekime ceza vermek sezaryen oranlarının aşağı çekilmesi ile sonuçlanmaz.

SEZARYEN EN ÇOK ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE YAPILIYOR.

Prof.Dr. Buyru, önceki yıllara göre  üniversite hastanelerine  başvuran hastaların niteliğinde bir takım değişiklikler olduğunu vurguluyor.

Özel hastanelerde normal doğumlar komplikasyonsuz, risksiz gebeler çok kolaylıkla izlenip doğumları gerçekleştirilebiliyor. Özel hastanelerde başa çıkılamayan, riskli gebeler üniversite hastanelerine gönderiliyor. Bunların sezaryenle doğumunun gerçekleştirilmesi de son derece doğal. Üniversite hastanelerinde daha riskli gebelerin doğumu  gerçekleştirildiği için  de sezaryen oranları çok daha yüksek rakamlara çıkıyor.

Prof.Dr. Buyru, özel hastanelerde sezaryenin büyük bir bölümünün hastanın isteği ile gerçekleştirildiğini ifade ediyor.

Bunu da doğal karşılamak gerekiyor.  Çünkü kadının kendi vücudu üzerinde söz hakkı vardır. Bunun yasaklanması hasta haklarına  aykırıdır. Aynı şekilde hekimin yapacağı ameliyatın ne tür olacağına müdahale edilmesi de hekim haklarına müdahaledir. Normal doğumun sezaryenin  olumlu ve olumsuz yanları aile ile tartışılıp buna göre karar verilmesi en doğrusudur.

Prof.Dr. Buyru, daha önceki gebeliğinde sezaryenle doğum yapan kadınların sonraki gebeliklerinde sezaryen yapılma ihtimalinin arttığını belirtiyor.

Bu da sezaryen oranlarının aritmetik değil geometrik artışına neden oluyor. Önceki gebeliğinde sezaryen ile doğum yaptıysa büyük ihtimalle sonraki gebeliğinde de sezaryenle doğum yapacaktır. Dünyada da böyle bir eğilim var. Hekim olarak sezaryenin olumsuz yanlarını anlatmak durumundasınız.Sezaryenin bir ameliyat olduğunu ,buna bağlı bir takım risklerin ,  iç organ yaralanmalarının, kanamanın, rahim etrafında yapışıklıklar olabileceğinin anne adaylarına anlatılması gerekir. Ayrıca sonraki doğumlarında, bebeğin eşinin yapışması ile ilgili bir takım problemler yaşayabileceğini izah ettikten sonra kararı aileye bırakmak durumundayız. Ancak normal doğumdan sonra da cinsel fonksiyon bozukluklarının, ileriki yıllarda idrar kaçırma, rahim sarkması gibi problemlerin sezaryene göre daha fazla olduğu da söylenmelidir. Bazen normal doğum girişiminin, saatlerce ağrı sonrası sezaryene dönüşmesi de mümkündür.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

gebelik-5
gebelik-26
Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/gebelik/dogum-korkusuna-karsi-epidural-anestezi/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email