Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/gebelik/gebelikte-depresyona-dikkat/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Gebelikte Depresyona Dikkat

PROF.DR.FARUK BUYRU: ‘‘GEBELİKTE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER PSİKOLOJİYİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR’’

Gebelik genellikle anne açısından mutlu ve rahat bir dönem. Ancak zaman zaman gebelerde bunun tersi durumlara da rastlanmakta.
İstanbul Üniversitesi ,Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, gebelikteki hormonal değişikliklerin ruhsal bazı değişimlere neden olabileceğini kaydediyor.

Depresyon, gerginlik, yeme bozuklukları ve uyku bozuklukları bunların başında gelmektedir. Gebelikte büyük ölçülerde salgılanan progesterone genel olarak depresyona neden olan bir hormondur. Bunun dışında tiroid hormonları ve kortizondaki değişiklikler de kadında ruhsal değişime neden olur.

Prof.Dr.Buyru,gebelik öncesinde mevcut olan psikolojik bozuklukların da gebelikte alevlenme gösterebileceğini ifade ediyor.

Bunda gebelik öncesi kullanılan ilaçların, gebelik nedeni ile bırakılması da etkili olabilir. Depresyon doğum sonrasında da annenin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bebeğe bakamama ve başa çıkamama korkusu annede depresif belirtilere neden olur.

OMEGA-3 DOĞUM SONRASI DEPRESYONU AZALTIYOR..

Yeme bozukluklarının da anne sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Buyru, bu durumun erken doğuma ve bebekte gelişme geriliğine yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Bütün bu ruhsal değişiklikler gebeliğin ilk ve son üç ayında daha sıktır, gebelerin yaklaşık %15’inde görülür. İkinci üç aylık dönem nisbeten daha rahattır. Egzersiz, yürüyüş gebenin rahatlamasına yardımcı olur. Psikolojik destek, konuşma tedavilerinden yararlanılabilir. Daha şiddetli belirtiler olduğunda doktor önerisi ile bazı ilaçlar kullanılabilir. Gebeliğin son üç ayında omega-3 kullanımının doğum sonrası depresyon riskini azalttığı yönünde bulgular vardır. Doğum sonrası depresyon ciddi bir durumdur, mutlaka doktora başvurulmalıdır.

HAMİLELİK ÖNCESİ BU TESTLERİ MUTLAKA YAPTIRIN…

Prof.Dr. Faruk Buyru anne adayının gebe kalmadan önce bazı testleri yaptırması gerektiğini kaydediyor.
Öncelikle anne adayında jinekolojik muayene yapılmalıdır. Jinekolojik muayenenin bir parçası olan smear testi ile rahim ağzı kanseri araştırılır, ultrasonografi ile yumurtalıklar ve rahim değerlendirilir. Yumurtalık kapasitesinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi kadının doğurganlığı ile ilgili fikir verir. Yumurtalık kapasitesi azalmış olan kadınlar gebe kalmak için ellerini çabuk tutmalıdır.

Prof.Buyru bazı kan testlerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Kan testleri ile kan sayımı, kan grubu tayini, hepatit ve kızamıkçığa karşı bağışıklık durumu araştırılır. Anne adayı kızamıkçık ve hepatite karşı bağışık değilse gebelikten önce aşılanması önerilir. Aşı yapıldıktan sonra 3 ay süre ile gebe kalınmamalıdır. Aşılanma daha çok bebeği korumaya yönelik bir önlemdir. TSH ile gizli bir tiroid hastalığı olup olmadığına bakılır. Tiroid problemi varsa bu gebe kalma şansını azalttığı gibi, bebeğin de sağlığını olumsuz etkileyebilir. Basit bir tedavi ile düzeltmek ve ondan sonra gebe kalmak önerilir.

Buyru,gebelik öncesi yapılması gereken önemli bir konunun da folik asit kullanımı olduğunu belirtiyor.
Gebe kalmadan 6-8 hafta önce başlanan folik asit kullanımı bebeğin beyin ve omurga gelişimi ile ilgili hastalık riskini azaltmaktadır. Folik asit kullanmaya gebe kalmadan önce başlamak ve gebeliğin ilk 2 ayı boyunca sürdürmek önemlidir. Omurganın kemik yapısı gebeliğin 7. Haftasında kapandığından sonraki kullanım sadece kan yapımı açısından önemlidir. Günlük önerilen folik asit dozu 400 mikrogramdır.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

gebelik-5
gebelik-26
Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/gebelik/gebelikte-depresyona-dikkat/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email