Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/infertilite/endometriozis/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Endometriozis

Endometriozis, infertilite (kısırlık) hakkında bilinenlerin artması ve sık rastlanması nedeniyle merak edilen hastalıkların başında gelmektedir. Rahim iç zarı adı verilen bölge her adet döneminde birtakım hormonal değişikler sonucunda dökülmektedir. Bu dökülme adet kanaması olarak tariflenir. Rahim zarının nedeni tam olarak ortaya konamamış nedenlerden dolayı rahim dışında, vücudun değişik kısımlarında yerleşmesi endometriozis olarak adlandırılır.

SIKLIK

Endometriozis üreme çağındaki kadınların yaklaşık %7’sinde görülen bir hastalıktır. Görülme yaşı açısından geniş bir spektrum vardır. Ergenlik döneminde de görülebilmektedir. Rahim dışında yerleşim gösteren rahim zarı dokusu sıklıkla yine rahime yakın komşuluktaki organlarda görülmektedir. Bu organların başında yumurtalıklar gelmektedir. Bununla birlikte tüpler, karın zarı, barsak, idrar kesesi gibi organlarda da görülebilmektedir. Ender olarak akciğer, burun, ameliyat yaralarında da görüldüğünü bildiren yayınlar mevcuttur. Burunda yerleşmiş endometriozis vakalarında her adet döneminde burun kanaması gözlenmektedir.

NEDENLERİ

Endometriozisin oluşum nedenleri günümüzde net olarak açıklığa kavuşmamıştır. Teori düzeyinde kalan oluşum nedenlerinden en önemlisi adet döneminde adet kanının tüplerden karın boşluğuna kaçmasıdır. Bu teori özellikle karın boşluğunda yerleşimli endometriozis odaklarının bu yolla meydana geldiğini düşündürmektedir. Bu teorinin zayıf yönü ise tüplerden karın boşluğuna adet kanı geçişinin neredeyse tüm kadınlarda olması, ancak endometriozisin bütün kadınlarda gözükmemesidir. Diğer teori ise rahim zarının lenf ve kan yoluyla vücudun farklı bölümlerine dağılmasıdır, ancak bu teorinin de eksik tarafları mevcuttur. Endometriozisin görülmesinde günümüzdeki bir çok hastalıkta olduğu gibi ırsi faktörlerin de rolü büyüktür. Sonuç olarak birden fazla kolaylaştırıcı faktörün birarada bulunması ile hastalık ortaya çıkmaktadır.

KLİNİK

Jinekologların sık olarak karşılaştığı endometriozisin klinik bulguları da oldukça farklı olabilmektedir. En sık bildirilen şikayet ağrıdır. Adet esnasında ağrı, cinsel ilişki esnasında ağrı ve istendiği zaman gebe kalamama endometriozisin en sık görülen belirtileridir.

Klasik olarak adet döneminde görülen, şiddeti hafiften çok ağıra kadar değişebilen bel ve kasık ağrısı en sık tarif edilen şikayettir.

Hastalık 4 evrede incelenir minimal, hafif, orta ve şiddetli. Ağrı şikayeti ile hastalığın derecesi arasında her zaman bir uyum olması gerekmez. Hafif evredeki endometrioziste çok şiddetli ağrılar görülebilirken çok ağır endometriozis vakalarında ağrı çok daha hafif olabilir. Adet ağrıları dışında cinsel ilişki esnasında ağrı görülebilmektedir. Sonuç olarak ağrı tarifleyen hastanın endometriozis açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer bir şikayet de kısırlıktır. Kısırlık şikayeti bulunan vakaların yaklaşık % 15-20’sinde değişik evrelerde emdometriozise rastlanır. Endometriozisin karın boşluğunda meydana getirdiği yapışıklık ve iltihabi yanıtla kısırlığa sebep olduğu bilinmektedir. Yumurtlama, atılan yumurtanın tüplerden ğeçişi ve sperm ile birleşmesi özellikle endometriozis odaklarından kaynaklanan iltihabi karakterdeki maddeler ile bozulur ve hasta kısırlık şikayeti ile karşımıza gelebilir. Hastalığın ağırlığı arttıkça çocuk sahibi olma şansı da azalmaktadır.

TANI

Endometriozis tanısından bahsetmeden önce görülme şekillerine kısaca değinmemiz gerekmektedir. Endometriozisin yumurtalıklarda kist oluşturmuş şekline halk arasında çikolata kisti denmektedir. Boyutları çok değişken olabilmektedir . Bu kistler yumurtalıklarda yerleşmiş endometriozis odağının içine kanama olması ile ortaya çıkmaktadırlar. Ultrason ile tipik görüntüsü sayesinde yüksek doğrulukta tanınırlar.
Bunun dışında ultrason ile tanı konamayan milimetrik boyutlardaki endometriozis odakları vardır. Bu odaklar ve çikolata kistleri için en kesin tanı laparoskopi ve patolojik incelemedir.

Sonuç olarak tanıda fizik muayene, ultrason ve laparoskopi çok önemlidir. Bunların yanında kanda bakılan CA 125 adlı bir belirtecin yükselmesi de tanıda yardımcı olabilir.

TEDAVİ

Endometriozisin kesin tedavisi yoktur. Tedavi ağrı ve kısırlık için yapılmaktadır. Ağrı şikayeti olanlarda daha çok ilaçla tedavi, kısırlık şikayeti olanlarda ise öncelikle cerrahi tedavi düşünülmelidir. Endometriozis östrojen hormonu ile ilişkisi olan ve bu hormonun seviyelerindeki artma ile alevlenme gösteren bir hastalıktır. Ağrı tedavisinde bilinen ağrı kesiciler dışında tedavide iki adet hormonal preparat önemli yer tutmaktadır. Doğum kontrol haplarının kullanımı endometriozis odaklarını baskılayarak ağrı şikayetinde hafifleme sağlayacaktır. Ayrıca doğum kontrol haplarının yeni kist oluşumunu engelleyici özelliği de bulunmaktadır. İkinci olarak geçici menopoza neden olan gonadotropin salgılatıcı hormon agonistlerinin kullanımı da endometriozis odaklarını baskılayarak ağrıyı hafifletir. Son olarak laparoskopi ile endometriozis odakları ve yapışıklıkların tedavisi ağrı üzerinde olumlu etkisi yaratacaktır.

Endometriozise bağlı kısırlık tedavisnde tercih edilen yaklaşım cerrahi veya yardımcı üreme tekniklerinin uygulanmasıdır. Hangi hastada hangi tedavinin uygulanacağına hastanın yaşı, endometriomanın boyutları, başka kısırlık nedeni olup olmadığı, yumurtalık kapasitesi ve daha önce uygulanan tedavilere göre karar verilir. Endometrioziste laparoskopik tedavi sonrasında ilk 6 ay içerisinde gebelik şansı yüksektir Sonrasında başarı elde edilemezse yardımcı üreme tekniklerine geçilebilir.. Daha önce cerrahi tedavi uygulananlarda tekrar kist oluşma olasılığı %15 kadardır.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

infertilite-5
Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/infertilite/endometriozis/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email