Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/infertilite/kadin-erkekte-kisirlik-1/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Kadın ve Erkekte Kısırlık 1

KADIN VE ERKEKTE KISIRLIK
İnfertilite veya kısırlık bir yıl düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmamasıdır. Bazı durumlarda 1 yıl beklemek zaman kaybına yol açabilir. Örneğin kadının yaşının 35’in üzerinde olması, adet düzensizliği bulunması, yumurtalıklarla ilgili iltihabi veya cerrahi bir hastalık geçirmiş olması; erkeğin inmemiş testis gibi ameliyat geçirmiş olması durumlarında 1 yıl beklemeye gerek yoktur. Sağlıklı ve her şeyin normal olduğu çiftlerde ilk ayda gebelik olasılığı %20, 6 ayda %75 ve 1 yılda %85 civarındadır. Geriye kalan yaklaşık %15’lik grup gebe kalmak için desteğe ihtiyaç duyacaktır. Bir başka deyişle 7 çiftten 6’sı 1 yıl içinde gebe kalır, geri kalan 1 çift ise gebelik için doktora başvurmak zorunda kalabilir.

Gebe kalamamada erkek ve kadın eşit derecede sorumludur. Kadında başta polikistik over olmak üzere yumurtlama problemleri, tüplerle ilgili problemler ve endometriozis en sık rastlanılan nedenlerdir. Erkekte ise varikosel, hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar ve doğuştan gelen bazı problemler kısırlığa neden olabilir.

Kadında kısırlık nedenleri

  • Polikistik over ve yumurtlama problemleri
  • Tüplerle ilgili problemler
  • Endometriozis
  • Açıklanamayan infertilite

Erkekte kısırlık nedenleri

  • Varikosel
  • Hormonal nedenler
  • Doğuştan genetik ve yapısal problemler
  • Açıklanamayan infertilite

Geçmişte çocuk sahibi olma olasılıkları hiç düşünülmeyen pek çok çift bugün uygulanan tedavilerle çocuk sahibi olabilmekteler. Örneğin polikistik over ve diğer yumurtlama problemi olan kadınlar yumurtalıkları uyarıcı tedavilerle kolaylıkla gebe kalabilirler. Bu hastalıklar uzun zamandır bilinmelerine rağmen, yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar ilk kez 1960’lı yıllarda kullanılmaya başlanmış ve daha sonra çok daha etkili ilaçlar geliştirilmiştir. Yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar kullanılmadan önce ancak yumurtalıklara uygulanacak ameliyatlarla gebe kalma şansı olan bu kadınlar bugün büyük olasılıkla ilaç tedavisi ile çocuk sahibi olabilmekteler. Tüplerinde sorun olan kadınlar daha önceleri başarı şansı düşük ameliyatlarla tedavi edilebiliyordu. Bugün uygulanan laparoskopik cerrahi ve tüp bebek yöntemleri ile bu kadınların gebe kalma şansları çok artmıştır. Doğuştan rahim şekil bozukları da gebe kalamama ve kısırlığa yol açabilmektedir. Önceleri başarı şansı düşük açık ameliyatlarla tedavi edilmeye çalışılan bu kadınlar, günümüzde histeroskopi denilen, kısa süreli cerrahi girişimlerle kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.

Genital sistem enfeksiyonları erkekte ve kadında kısırlığa neden olabilir. Ergenlikten sonra geçirilen kabakulak, erkekte testileri de etkileyerek kısırlık nedeni olabilir. Kadınlarda pelvik enfeksiyon dediğimiz, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren enfeksiyonlar ağırlık derecesi ile ilişkili olarak kısırlığa yol açabilir. Bu enfeksiyonların sayısı ve şiddeti arttıkça kalıcı hasara neden olabilirler. Geçmişte tüberküloz kadınlarda tüpleri ve rahim iç tabakasını etkileyerek kısırlığın önemli bir nedeni idi. Yine şeker hastalığı özellikle erkeklerde sperm kalitesini olumsuz etkileyerek kısırlığa neden olabilir. Tiroid hastalıkları da gebe kalmayı zorlaştırıcı etki yapabilir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da yumurtlamayı olumsuz etkileyebilmektedir.

Erkek çocuklarında inmemiş testise dikkat etmek gerekiyor. Çünkü normal yerinde bulunmayıp kasıklarda kalan testislerde sperm üretimi bozuluyor. Bu durumda olan testislerin doğumdan sonra ilk 1 yıl içinde inmesi beklenebilir. Ancak en geç 2 yaşına kadar ameliyatla yerlerine indirilmeleri gerekir. Aksi takdirde daha sonra ameliyat yapılsa da testisler hasar görmüş olur ve yeterli sperm üretemezler. Kadınlarda da yumurtalık ve tüplerle ilgili iltihabi hastalıklar zamanında ve yeterli süre tedavi edilmelidir. Eksik tedavi yapılmış veya yeterince tedavi edilmemiş enfeksiyonlar, tüplerde kalıcı hasara neden olarak daha sonra gebe kalma şansını azaltır veya dış gebelik riskini arttırırlar.

Kadın ve erkek infertilitesi primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Daha önce gebelik olmamışsa primer, daha önce gebelik olduğu halde tekrar gebe kalamama söz konusu ise sekonder infertiliteden söz edilir. Tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktör kadının yaşı ve kısırlık süresidir. Erkeğin yaşı kadının yaşı kadar önemli değildir ve etkisi daha azdır. İnfertilitede erkek de kadın kadar sorumlu bulunmaktadır. Erkek kısırlığında hormonal tedaviler, bazı durumlarda ameliyat sorunu çözmeye yardımcı olabilir. Ancak erkek sorumlu olsa da en yüz güldürücü tedaviler aşılama ve tüp bebektir. Bu durumlarda da asıl tedaviye maruz kalan kadındır.
İnfertilite tedavisi başlı başına bir stres kaynağıdır. Uygulanan ilaçlar, gebe kalamama kaygısı strese neden olmaktadır. Bu durumdan kurtulmak kolay değildir. Erkekler bu durumdan daha çok etkilenmektedir. Hem kendilerini suçlamakta, hem de eşlerine yapılan tedaviden kendilerini sorumlu tutmaktadırlar. Burada önemli olan erkek veya kadının suçlu olmadığını ve bunun bir hastalık olmadığını aileye anlatmaktır. Kaygı ve stresin azaltılması başarı şansını arttıracaktır. Tedavinin başarılı olması kadar, olmaması da söz konusudur ve bunu baştan kabullenmek gerekir.

Bazı çiftler hiç bir sorun bulunmadığı halde gebe kalmakta sorun yaşamaktadır. Yapılan tetkiklerde bir problem bulunmadığı halde, kadın gebe kalamamaktadır. Tüm gebe kalamayan çiftlerin %10’u bu gruba girmekte ve “açıklanamayan infertilite” olarak adlandırılmaktadır. Altta yatan neden bugünkü testlerle ortaya koyamadığımız yumurta kalitesi ile ilgili problemler, tüplerle ilgili fonksiyon bozuklukları veya ortaya konulamayan sperm sorunları olabilir. Bu durumda 3 defaya kadar aşılama tedavisi, başarılı olunmazsa tüp bebek uygulaması düşünülebilir. İki yıl korunmamaya rağmen gebe kalamayan bir çiftin aylık gebe kalma şansı %2’ye düşmektedir. Aşılama ile bu şansı %10-15’e, tüp bebek uygulaması ile %40-50’ye çıkarmak mümkündür. Tüp bebek uygulaması bir tedavi yöntemi olduğu kadar sperm, yumurta ve embryonun doğrudan gözlenmesi ile infertilite nedeninin ortaya konması açısından da yol göstericidir.

Günümüzdeki tedavi seçenekleri ile pek çok çift çocuk sahibi olabilmektedir. Yine de çaresiz kaldığımız durumlar vardır. Erkekte ameliyatla bile sperm bulunmaması, kadında yeterli yumurta üretiminin olmaması veya yeterli yumurta olduğu halde gebeliğin yerleştiği rahimiçi (endometrium) tabakası ile ilgili sorunların bugün bile çözümü yoktur. Bu problemlerin çözümü için çalışmalar sürdürülse de henüz araştırma niteliğindedir ve pratik uygulamada yerini almamıştır. Kök hücre çalışmaları bunlara örnek verilebilir, ama insanlarda uygulama için henüz yeterli deneyim yoktur.

Kısırlık tedavisinde önemli gelişmeler:

  • 1960’lı yıllarda klomifen ve gonadotropin isimli yumurtalıkları uyarıcı ilaçların kullanılmaya başlanması: Daha önce yan etkileri çok fazla olan ameliyatlarla çözüm aranan yumurtlama problemi ilaçlarla çözülmeye başlandı.
  • Laparoskopi ve histeroskopi ile kapalı ameliyatların yaygın kullanılması: Işık ve fiberoptik kabloların geliştirilmesi ile ameliyatlar daha kolay uygulanır hale geldi. Kullanılan enerji yöntemlerinin artması da teknik açıdan avantaj sağladı.
  • 1978 yılında Steptoe ve Edward tarafından insanda ilk tüp bebek uygulaması gerçekleştirildi. Robert Edwards bununla 2010 Nobel Tıp Ödülü’nü aldı.
  • 1992 yılında tek bir sperm ile yumurtanın döllenmesi- mikroinjeksiyon ICSI işlemi ile gebelik elde edilmesi.

Çiftlerin çocuk sahibi olmalarında sorun yaşamalarını azaltacak önlemler:

  • Gebe kalmayı ertelemeyin, unutmayın hiçbir sorun olmasa bile 38 yaşından sonra gebe kalma şansı azalır.
  • Yıllık jinekolojik muayenenin bir parçası da yumurtalık kapasitesinin değerlendirilmesidir. Doktorunuza yumurtalık kapasitenizin nasıl olduğunu mutlaka sorun.
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunun. Birden fazla partner enfeksiyon riskini arttırır ve böyle bir durum söz konusu ise mutlaka prezervatif kullanın.
  • İnmemiş testisler zamanında ameliyat edilmezse kalıcı kısırlığa neden olabilir. Çocuklarınızı bu yönden kontrol ettirin.
  • Sigara erkek ve kadında doğurganlığı azaltmaktadır; sigaradan uzak durun.
  • Ailede erken menopoz başlı başına bir risk faktörüdür.

Sigara kalp, akciğer ve damar hastalıkları riskini arttırdığı gibi, yumurta ve sperm üzerine de olumsuz etkiler yapar. Kısırlık nedeni ile tedavi gören bir çiftin sigaradan uzak durması gerekir. Sigaranın yumurta kaybını hızlandırdığı ve erken menopoza yol açtığı kesindir. Aynı şekilde tüp bebek tedavisinde de başarı oranını düşürür, sigara kullananlarda tüp bebek tedavisinin başarı şansı kullanmayanların yarısı kadardır. Sigara içen gebelerde düşük ve dış gebelik riski artar, erken doğum ve bebekte gelişme geriliği görülebilir. Erkekte sigara kullanımı spermler üzerine olumsuz etki yapar. Tüp bebek tedavisi uygulanacak çiftlerde sigaranın tedaviden 2 ay önce bırakılması önerilir.

Obezite özellikle kadınlarda adet düzensizliği ve yumurtlama problemine yol açarak gebe kalmayı zorlaştırır. %10’luk bir kilo verme, ilaç tedavisi olmaksızın adetlerin ve yumurtlamanın normale dönmesine neden olup gebe kalmayı kolaylaştırır. Yine kilo problemi olup, tüp bebek tedavisi uygulanacak kadınlarda kullanılacak ilaç miktarı da daha fazla olmaktadır. Kilo problemi olup gebe kalanlarda, düşük riski artar, gebeliğe bağlı hipertansiyon ve şeker hastalığı daha fazla görülür. Erkeklerde de obezite sperm sonuçlarını ve cinseş fonksiyonları olumsuz etkilemektedir.

Alkol bağımlılığı da hem kadında, hem erkekte gebe kalmayı güçleştirici etki yapar.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

gebelik-5
gebelik-26
Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/infertilite/kadin-erkekte-kisirlik-1/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email