Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/kadin-sagligi/folik-asit/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Folik Asit

Hamilelik öncesi folik asit kullanımına başlanması bebeğin gelişiminde ne tür faydalar sağlar?

– Folik asite hamilelikten ne kadar süre önce başlanması ve ne kadar kullanılması gerekir? 

– Fazla folik asit kullanımının yol açtığı zararlar var mıdır?

– Hamilelik öncesi folik asit kullanan ve kullanmayan annelerin bebekleri arasında fark gözleniyor mu?

– Folik asit eksikliği nelere yol açar?

Türkiye’de sağlık sisteminde hamilelik öncesi ve hamilelik sırasında folik asit kullanımı devlet tarafından destekleniyor mu? Desteklenmesi gerekli midir? Bunu yapan ülkeler var mı? 

– Sizin eklemek istedikleriniz… 

Folik asit, hücre büyümesi, bölünmesi ve oluşan DNA hasarlarının onarılması açısından önemli olan bir vitamindir. B grubu vitamin ailesindendir. Bu görevlerinin yanı sıra kan yapımında rolü vardır. Ancak anne adaylarında asıl kullanım amacı, doğacak bebekte nöral tüp defekti denilen anomali riskini azaltmaktır. Nöral tüp defektleri spina bifida, meningomyelosel, anansefali gibi beyin ve omurilik ile ilgili gelişim bozukluklarıdır. Kötü beslenen, sosyoekonomik düzeyi düşük kişilerde daha fazla görülür. Bu anomaliler gebelik esnasında anne kanında alfafetoprotein (AFP) denilen maddenin yükselmesine neden olurlar. Ultrasonografi ile veya anne kanında AFP bakılması ile anlaşılabilirler. Çoğunlukla tedavisi yoktur ve gebeliğin sonlandırılmasını gerektiren anomalilerdir.

Folik asit ıspanak, borkoli gibi yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda bulunur. Anomali riskini azaltmak için gebe kalmadan en az 6 hafta önce başlanmalı ve gebeliğin ilk 3 ayı boyunca kullanımı sürdürülmelidir. Normal beslenen bir kadının diyetle aldığı folik asit günde 0.18-0.20 mg kadardır. Halbuki gebe kalmayı planlayan bir kadının günlük folik asit gereksinimi ise 0.66-0.70 mg’dır. Aradaki farkı diyetle karşılamaya kalksak günde 500gr ıspanak veya 900 gr brokoli tüketmemiz gerekir. Bu nedenle anne adaylarına gebe kalmadan 6 hafta önce başlamak üzere günlük en az 0.4 mg folik asit kullanmaları önerilmektedir. Eğer anne adayı daha önce nöral tüp defektli bir gebelik yaşadıysa, korunma için önerilen doz 4 mg.dır. Çünkü daha önce NTD’li gebelik, sonraki gebeliklerde de riski önemli ölçüde arttırmaktadır. Bu gereksinim de ancak folik asit veya multivitamin preparatları ile karşılanabilir.

Folik asit kullanımına gebe kalmadan en az 6 hafta önce başlanmalı ve gebeliğin ilk 3 ayı boyunca devam edilmelidir. Önemli olan gebeliğin oluştuğu dönemde annenin kan folik asit düzeyinin yüksek olmasıdır. Gebelik oluştuktan sonra folik asite başlamanın, nöral tüp defektini önleme açısından yararı yoktur. Geblikte kullanım kan yapımı açısından yarar sağlar. Bu etki gebeliğin 20. haftasından sonra dah belirgindir. Folik asit ve B12 eksikliği megaloblastik anemi denilen anemiye neden olabilir.

Folik asitin doğacak bebekte nöral tüp defektlerini önlemek için kullanımına 1980’lerden sonra başlanmıştır. Yapılan çalışmalarda anne kanında folik asit düzeyinin düşük olduğu dönemlerde gebe kalanların bebeklerinde daha fazla nöral tüp defekti görüldüğü gözlenmiş ve gebe kalmadan folik asit desteğine başlayanlarda bu anomali riskinde % 80-90 oranında azalma bildirilmiştir.

Nöral tüp defektleri dışında dudak yarığı, kalb-damar anomalilerinin de folik asit kullanımı ile azaldığı iddia edilmiştir. Ayrıca epilepsi nedeni ile ilaç kullananlarda ve şeker hastalığı olanlarda da folik asit desteği daha önemlidir. Yine Crohn hastalığı gibi barsaktan emilimle ilgili sorun yaşayanlarda mutlaka folik asit desteği yapılmalıdır. Bu hastalarda folik asit gereksinimi daha fazla, koruyucu rolü daha belirgindir.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda gebelikte folik asit kullanımının, doğacak bebekte otizm riskini azalttığına ilişkin çalışmalar vardır. Norveç’de yapılan ve 100.000’i aşkın anne adayını kapsayan bir çalışmada folik asit kullanan anne adaylarının çocuklarında otizm riskinin, kullanmayanların yarısından az olduğu bildirilmiştir.

Erişkinlerde folik asit kullanımının da birtakım yararları vardır. Folik asit kullananlarda kalb damar hastalıkları açısından risk oluşturan homosistein düzeyleri düşmektedir. Folik asitin inme riskini azalltığına ilişkin yayınlar da vardır.

Şeker hastalığı olan anne adaylarının gebeliklerinde başta kalb-damar hastalıkları olmak üzere anomali riski artmaktadır. Gebe kalamdan folik asit desteğine başlayan diabetli anne adaylarında ise bu risk artışı ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle folik asitin Tip 1 diabeti olan anne adaylarında doğacak bebekte kalb-damar anomalisi riskini azalttığı bildirilmektedir.

Aynı şekilde epilepsi için kullanılan ilaçlar, doğacak bebekte anomali riskini arttırmaktadır. Antiepileptik ilaç kullanan anne adaylarında folik asit kullanımı, anomali riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.

Erken gebelik esnasında gripal infeksiyon, bademcik iltihabı gibi hastalıklara bağlı yüksek ateş de bebekte anomali riskini arttırabilir. Bu risk artışını da folik asit kullanımı ile ortadan kaldırmak mümkündür.

Folik asit fazlalığına ait olumsuz bir etki bildirilmemiştir.

Folik asit içeren çoğu ilaç ve vitamin SGK kapsamında ödenmektedir. Dünya Sağlık Örgütü de gebelikte folik asit ve demir kullanımını önermektedir. Zaten pek çok kadın da durumun farkında olup, gebe kalmayı planladığında folik asit kullanımına başlamaktadır.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/kadin-sagligi/folik-asit/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email