Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/tup-bebek/tup-bebek-hakkinda/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email

Tüp Bebek Hakkında

Türkiye’de kısırlık oranı nedir?
Ülkemizde gebe kalmakta sorun yaşayan çiftlerin oranı, tüm dünyada olduğu gibi % 15 kadardır. Yani her 7 çiftten biri gebe kalmak için tedaviye gereksinim duymaktadır. Bu oranın yıllar içerisinde arttığı doğrudur. Ancak bunun nedeni sanıldığı gibi hormonların, kimyasalların kullanımı, çevresel faktörler değil, kadınların giderek daha ileri yaşta gebe kalmayı istemeleridir. İnsanlar daha geç evlenmekte, kariyer yapma ve diğer sosyal nedenlerle çocuk sahibi olmayı ertelemekte, bu da gebe kalmayı güçleştirmektedir. Günümüzde uygulanan tedavilerle pek çok çift sağlıklı bir çocuğa sahip olabilmektedir. Tedavinin başarılı olması için geç kalınmamalı ve zamanında doktora baş vurulmalıdır.
Kadının ve bir ölçüde erkeğin yaşı kısırlıkla doğrudan ilişkilidir. Kadının yaşı ilerledikçe gebe kalması zorlaşmakta, gebelik oluştuğunda da düşük ve gebelikle ilgili sorun yaşama riski artmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları nedir?
Tüp bebek tedavisinde başarı oranı kabaca % 50 civarındadır. Yani tedavi uygulanan iki çiftten birinde gebelik oluşmaktadır. Tüp bebek tedavisinde başarı oranları pek çok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Kadının yaşı, kısırlık süresi, daha önce uygulanan ve sonuç alınamayan tedaviler, sigara kullanımı, birlikte bulunan problemler gebe kalmayı güçleştirebilir.

Tüp bebekteki yeni tedavi yöntemleri nelerdir?
Tüp bebek tedavisinde başarı oranları giderek artmaktadır. Bu hem tüp bebekte yumurta toplama öncesi uygulanan tedaviler, hem de laboratuarda yapılan işlemlerle ilgili gelişmelere bağlıdır. Embryoların içinde büyüdüğü kültür ortamlarının geliştirilmesi, mikroinjeksiyonda kullanılan spermin seçilmesi, gelişen embryoların yakından gözlenmesi, transfer edilecek doğru embryonun belirlenmesi başarı şansını arttırmaya yönelik basamaklardır.

IMSI mikroinjeksiyonda kullanılacak doğru spermin seçimine yarayan bir yöntemdir. Bu mikroskopla spermler daha da büyütülerek, doğru sperm seçilmeye çalışılmaktadır. Bunun özellikle ciddi erkek faktörü nedeni ile tedavi gören çiftlerde gebelik şansını arttırdığı düşünülmektedir.

Yeni yöntemlerden biri de embryoskoptur. Tüp bebek tedavisinde, toplanan yumurtalar dış ortamdaki gelişmelerinin ardından, yumurta toplanmasından 2-5 gün sonra rahim içerisine transfer edilmektedir. Bu süre zarfında embryo gelişimini izlemek için, embryoların belirli aralıklarla inkübatör denilen bulundukları ortamdan dışarıya alınarak gözlenmeleri gerekmektedir. Embryoskop yöntemi ile embryolar belirli aralıklarla özel bir kamera ile izlenmektedir. Embryoların dış ortamdan etkilenmeleri en aza indirilmekte ve transfer edilecek doğru embryo seçilerek gebelik oranları arttırılmaya çalışılmaktadır.

Tüp bebek yönteminde ilaçlar hangi kriterlere göre belirleniyor?
Tüp bebek tedavisinin en önemli basamaklarından biri de yumurta gelişimini sağlamak için uygulanacak tedavidir. Normalde her kadında ayda bir yumurta gelişirken, tüp bebek tedavisinde daha fazla yumurtaya gereksinim vardır. Bu nedenle yumurta gelişimini uyaracak tedavilere gereksinim vardır. Kullanılacak ilacın niteliği ve dozu çok önemlidir. Düşük dozda ilaç kullanımı yeterli yumurta gelişimini sağlamazken, yüksek doz ilaç kullanımı yumurtalıkların aşırı uyarılması ve ciddi problemlere yol açabilir. Yumurtalıkların ilaca yanıtı, kadının yumurtalık kapasitesi ile doğrudan ilişkilidir. Daha fazla yumurta elde etmek için yüksek doz ilaç kullanımı, fazla yumurta geliştirse de gebelik oranlarını arttırmamaktadır. Bu nedenle kişiye özel, doğru ilaç ve dozunun seçimi çok önemlidir.
Yumurtalıkları uyarıcı ilaçların yanı sıra, yumurtalar belirli büyüklüğe ulaşınca erken yumurtlamayı önleyici ikinci bir iğne tedaviye eklenir. Ayrıca yumurta olgunlaşmasını sağlayıcı ‘çatlatma iğnesi’ yumurta toplamadan 36 saat önce ve bir kez yapılır. Yumurta toplanması ve embryo transferinin ardından ağzıdan veya vaginal yoldan kullanılacak bazı ilaçlar vardır. Yumurtlama toplanması ve transfer sonrası kullanılan enjeksiyon şeklindeki progesteronların yerini bugün vaginal yoldan uygulanan ilaçlar almıştır. Bu şekilde gebelik oranları azalmadan, daha az zahmetli tedaviler tercih edilmektedir.

İleri yaşta olmanın ilaçlara bir etkisi oluyor mu?
İleri yaş yumurta sayısı ve kalitesi açısından önemlidir. 38 yaştan sonra yumurta sayısında ve kalitesinde azalma olması beklenen bir durumdur. Bu nedenle yeterli yumurta elde edebilmek için daha yüksek doz ilaç kullanmak gerekebilir. Ancak daha fazla ilaç kullanımı daha fazla yumurta elde edilmesine yol açsa da, bu gebelik oranında artışla sonuçlanmamaktadır. Bunun yerine düşük doz ilaç kullanımı veya hiç ilaç kullanmadan doğal olarak gelişen yumurtalarla deneme yapmak tercih edilmektedir. Hiç ilaç kullanılmadan yapılan tedavilerde gebelik oranının daha düşük olduğunu bilmekte yarar vardır.

Açıklanamayan kısırlık nedir?
Kısırlıkta erkek ve kadın eşit derecede sorumludur. %10-15’lik bir grupta ise gebeliğe engel olabilecek herhangi bir problem bulunmamasına rağmen gebelik oluşmamaktadır. Açıklanamayan kısırlık adı altında toplanan bu grupta tercih edilen tedavi şekli yumurtalıkların uyarılması ve aşılamadır. Aşılama üremeye yardımcı yöntemlerin ilk basamağıdır. Döllenme kadının vücudunda gerçekleşir. Daha iyi ve kaliteli yumurta gelişimi için yumurtalıkları uyarıcı ilaç kullanılır. Yumurta gelişimi olduğunda, laboratuarda eşinden alınan spermlerin canlı ve hareketli olanları ayrıştırılır ve ince bir tüp yardımı ile kadının rahim içerisine verilir. Böylece daha kaliteli bir yumurtaya gelişip, yumurtaya ulaşan sperm sayısı daha fazla olacağı için gebelik şansı artacaktır. 2 yıllık bir sürede, korunmamalarına rağmen gebelik oluşmayan bir kadının, herhangi bir problem olmasa bile aylık gebelik şansı %2-3 civarındadır. Aşılama yönteminin başarı şansı çeşitli faktörlere bağlı olarak değişse de ortalama aylık başarı %10-15 civarındadır.
Bu çiftler nasıl değerlendirilir?
Gebe kalamadıkları için başvuran bir çiftte normalde bir yıl beklemek doğrudur. Ancak bunun bazı istisnaları vardır:

  • Seyrek adet gören veya ilaç kullanmayınca adet göremeyenler
  • Ağrılı adet görme ve cinsel temas esnasında ağrı
  • Daha önce yumurtalıkları ilgilendiren infeksiyon veya cerrahi girişim geçirenler
  • Erkekte ileri yaşta testisleri ilgilendiren iltihabi hastalık ve testislerde ağrı olması
  • Kadının yaşının 35’in üzerinde olması

gibi durumlarda 1 yıl beklemek doğru olmaz.

İşe erkeğin sperm tetkiki ile başlamak gerekir. Yumurtlama takibi, gerekirse hormon tahlilleri ve kadının tüplerinin değerlendirilmesi temel tetkikleri oluşturur. Bunlar değerlendirildikten sonra gerekirse rahim içini değerlendirmek için histeroskopi, yumurtalık, tüpler ve karın için değerlendirmek için laparokopi yapılabilir. Laparoskopi ve histeroskopi aynı zamanda bazı problemlerin düzeltilmesini de sağlayan tedavi yöntemleridir.

Tüp bebek tedavisi kanseri tetikler mi?
İlk tüp bebek tedavisinin üzerinden 25 yıl geçmiş olmasına rağmen, bugüne kadar ne tedavinin ne de kullanılan ilaçların kanser riskinde artışa neden olduğu gösterilememiştir. Kullanılan ilaçlar bazen yumurtalıkları aşırı uyarıp, karın içinde sıvı birikimi, damar tıkanıklığı, böbrek yetersizliği gibi problemlere yol açabilir. Günümüzde uygulanan tedavi ve kullanılan ilaç dozunu azaltılması ile risk en aza indirilmektedir. Yumurtalıklar aşırı uyarıldığında embryo transferi yapılmayıp, embryoların dondurularak saklanması da korunma yöntemlerinden biridir..

Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli kriter nedir?
Gerek tüp bebek, gerekse diğer kısırlık ile ilgili tedavilerde başarıyı etkileyen en önemli faktör kadının yaşıdır. Kısırlık süresi uzadıkça gebe kalma şansı azalmaktadır. Daha önce uygulanan ve başarısızlıkla sonuçlanan tedaviler de başarı şansını olumsuz etkiler. Tüp bebek tedavisinde yumurta, sperm ve embryo yakından gözlendiğinden, sorunun nerede olduğu daha kolay anlaşılabilir. Embryonun tutunup, büyüdüğü rahim iç tabakası da başarıda önemli rol oynar. Geçirilmiş enfeksiyon ve küretajlar rahim içinde kalıcı hasar yol açabilir. Bu sorunlar ultrasonografi ile görülebilir veya daha ileri tetkik gerektiğinde histeroskopi denilen yönteme başvurulur. Yine de çözümü en zor olan sorunlar yumurta kalitesi ve rahim iç tabakası ile ilgili olanlardır.

Tekrarlayan düşük hikayesi olan kadınlarda hangi nedenler rol oynayabilir?

Düşük gebeliklerin %15’inde ortaya çıkan bir problemdir. Üçten fazla düşük olması tekrarlayan düşük olarak adlandırılır. Tek gebelik kaybından sonra bir neden bulma olasılığı düşük olduğundan herhangi bir araştırma yapılması önerilmez. Ancak ikiden fazla gebelik kaybı ortaya çıktığında bunun nedeninin araştırılması önerilir. Düşük nedenleri anne ve babayı ilgilendiren kromozom bozuklukları, bazı hormonal bozukluklar, annenin gebeliği kabul etmemesine neden olan bağışıklık problemleri, kan pıhtılaşması ile ilgili sorunlar olabilir. Ancak çok ayrıntılı incelemelere rağmen tekrarlayan gebelik kayıplarının yarısında bir neden bulmak mümkün olmamaktadır. Bir problem olduğunda bunu düzeltip yeni bir gebelik olmasına izin verilirken, problem tesbit edilmediğinde destekleyici bazı tedavilerle sağlıklı bir gebeliğe yardımcı olunur. Gebeliğin yakından izlenmesi, sağlıklı bir gebelik olacağına inanç ve psikolojik destekle canlı doğum oranlarını arttırmak mümkün olmaktadır.

Doğuştan gelen veya sonradan ortaya çıkan rahimle ilgili problemlerin düzeltilmesi ile sağlıklı bir gebelik elde etme şansı artar.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

tup-bebek-1
Facebook
Google+
http://gebeyiz.biz/tup-bebek/tup-bebek-hakkinda/
Pinterest
LinkedIn
Follow by Email